Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif ŞENER, Libya'ya yönelik operasyona ilişkin bir basın açıklaması yaptı. ŞENER'in yazılı açıklaması şöyle:
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 17 Mart 2011 tarih ve 1973 sayılı kararı uyarınca ABD ve Fransa'nın öncülüğünde başlatılan ve daha sonra NATO komutasına devredilen Libya'ya yönelik operasyon ile ilgili AKP hükümeti, Türkiye kamuoyunu yanlış yönlendirmektedir. Daha önce birçok konuda olduğu gibi dışarıya farklı sözler verilerek pazarlıklar yürütülmekte ve anlaşmalar yapılmakta; iç kamuoyuna ise farklı ve aldatıcı mesajlar verilerek gerçekler halkın gözünden kaçırılmak istenmektedir.
Batı ittifakının Libya'ya yönelik askeri operasyonlarında siviller öldürülmektedir. Bu, Libya halkını katleden bir operasyondur. Libya Lideri Muammer KADDAFİ'nin sivilleri öldürmesini gerekçe gösteren Batı ittifakının askeri operasyonları, Libya'da sivillere yönelik bir katliama dönüşmüştür.
Rusya Başbakanı Viladimir PUTİN, Libya'ya yapılan operasyonu "Haçlı Seferi" olarak tanımlamıştır. Daha da önemlisi operasyonun öncülüğünü yürüten Fransa Devlet Başkanı SARKOZY'ye en yakın isimlerden biri olan İçişleri Bakanı Claude GUEANT da Fransa'nın Libya operasyonunu Haçlı seferlerine benzetmiştir. Hükümetin kamuoyuna bir konuyu net olarak açıklaması gerekmektedir: Böyle bir Haçlı Seferinin içinde Türkiye'nin ne işi vardır?
Daha Meclis'ten karar alınmadan savaş gemilerini Libya'ya gönderen Hükümet, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuyu kapalı kapılar ardında görüşerek kamuoyundan gerçekleri saklamaya çalışmaktadır.
NATO'nun en önemli ülkelerinden biri olan Türkiye, buradaki veto hakkını kullanmayarak ABD ve Fransa'nın gayri meşru olarak yürüttüğü operasyonun NATO eliyle yürütülmesine onay vermiştir. Baştan beri NATO'da itiraz ediyor gibi görünen Hükümet, şu anda operasyona en büyük desteği vermektedir. Biri denizaltı olmak üzere 6 savaş gemimiz operasyona katılmaktadır. Türkiye'nin sağladığı güç neredeyse operasyona katılan ülkelerin tamamının verdiği güce eşittir. Manzara açık ve seçik olduğu halde Hükümet ise "insani yardım ve ambargonun denetlenmesi" gibi gerekçelerle kamuoyunu yanıltmaktadır. Bombalarla, savaş gemileriyle insani yardım olmaz.
Sayın Başbakan'ın, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) eş başkanı sıfatıyla üstlendiği görevinin Türkiye'yi getirdiği nokta ortadadır. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark TONER, "Türkiye, Libya'da ABD'nin koruyucu gücü olmayı kabul etmiştir" demektedir. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis RİCCİARDONE de, "Türkiye, Libya'da ABD çıkarlarını korumada hami Devlet olacak" diyerek Türkiye'nin pozisyonunu "protect in power" sözcükleriyle tanımladıklarını söylemektedir. Bu açıklamalar açıkça göstermektedir ki Türkiye, Libya'ya halkına bomba atan ve kurşun sıkan elin korumalığını yapan el olmaya soyunmuştur. Türkiye'yi bu duruma düşürmeye, Başbakan'ın ve Hükümetin hakkı yoktur.
Abdüllatif ŞENER
Türkiye Partisi Genel Başkanı