Ana sayfam yap | Sık kullanılanlara ekle| E-Yönetim
Türkiye Partisi
Yolsuzlukla Mücadele

 

 

YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİMİZ

 

 

        Kamusal veya özel nitelikli görevlerin kişisel çıkar amacıyla kötüye kullanılması durumu olarak tanımlanan yolsuzluk olayları; ülkemizin mevcut sosyoekonomik sorunlarını daha da ağırlaştırarak varlığımızı, birliğimizi, dirliğimizi ve diriliğimizi tehdit eden bir "milli felâket" halini almıştır.

        Demokratik değerlerin yeterince özümsendiği açık toplumlarda, yolsuzluk olayları da nispeten daha az olmaktadır. Gelişmiş toplumlardaki ahlâk ve erdem odaklı demokrasi kültürüne duyarsız kalan siyaset kurumumuz, zorda kalınca "birbirlerini aklayan siyasetçilerin" ördükleri kirli ilişkiler ağının tutsağı haline gelmiş; yolsuzluklarla mücadele açısından çözüm üretme yeteneğini tümüyle kaybetmiştir.

        Kamu hizmetlerinin ve çalışma hayatının her alanında etkili hale gelen siyasi ve ekonomik güç kullanımı, "güçlünün haklı sayıldığı" bir hukuk düzeninin yerleşmesini sağlayarak, dünya kamuoyu ve uluslararası yargı kuruluşları nezdinde itibar kaybetmemize neden olmuştur.

        Devletimizin tüm kurumlarında ve toplumun her kesiminde bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan yolsuzluklar, her alanda haksızlık ve adaletsizliği teşvik etmektedir. Halkımızın vergilerinden oluşan kamu kaynaklarının siyasetçi, işadamı, bürokrat üçgeninde kenetlenmiş organize şebekeler tarafından aşırılması; halkımızın devlete ve birbirine karşı güvenini yitirmesine, toplumsal dayanışmanın ve sosyal bütünleşmenin kaybolmasına, mutlu bir gelecek kurabileceğimize dair umutlarımızın zayıflamasına neden olmuştur.

        Geçmişte mevzuata aykırı olarak yapılan yolsuzluklar, ülkemizde artık evrensel hukuka, kamu vicdanına ve genel ahlâka aykırı bir seyir izlemektedir. Çünkü mevcut sistem "mevzuata aykırı yolsuzlukların" engellenmesi yerine, "yolsuzluklara aykırı mevzuatın" değiştirilmesi yönünde değişime uğramıştır. Kamu kaynaklarını istismar etmek isteyenler, yürürlükteki mevzuatı kendi niyetleri doğrultusunda istedikleri gibi değiştirebilmekte; bu sayede cezadan bağışık hale gelmekte ve milli servetlerimizi adeta gözümüzün içine baka baka çalmaktadırlar.

        Merkezi ve yerel yönetimlerdeki bu yozlaşma; rüşvet, zimmet, ihtilas, irtikâp, güveni kötüye kullanma gibi yüz kızartıcı suçların yanında her türlü kayırmacılık, nüfuz ticareti, ihaleye fesat karıştırma, imar usulsüzlükleri, oy rüşveti, içeriden öğrenenlerin ticareti ve daha pek çok yolsuzluk türünün normal olaylarmış gibi algılanmasında etkili olmuştur. Kamu malları da bir çeşit "sahipsiz mal" gibi görüldüğünden, işgale ve yağmaya açık hale getirilmişlerdir.

        Halkımızın belleğinde "dürüstlük ve çalışkanlığın" bir arada olamayacağı algısı yaratılmış; toplumumuz "dürüst beceriksizler" ile "hırsız iş bitiriciler" arasında bir tercih yapmaya zorlanmış; sonuçta "çalıyor ama iş de yapıyor!" denilen kişiler, devletin etkili mevkilerine çıkarılıp, söz ve itibar sahibi yapılmışlardır. "Balığın baştan kokması" ile başlayan kötü süreç giderek hızlanmış, devleti ve kamu görevlilerini küçük düşürücü tabirler halkın diline atasözü gibi yerleşmiştir.

        Yolsuzlukların toplumumuzda yarattığı tüm yanlış algıların süratle yok edilmesi; milli ve manevi değerlerimizi umursamayan cahil, hırsız ve tembellerin öne geçmesini kolaylaştıran bozuk düzenin yıkılması; bilgeliğin, dürüstlüğün ve çalışkanlığın değer kazanacağı yeni bir Türkiye için gerekli yapısal dönüşümlerin sağlanması büyük önem taşımaktadır. Yolsuzlukları azaltmanın en etkili çarelerinin, özgürlükçü demokrasiyi ve tam rekabete dayalı piyasa ekonomisini geliştirmek olduğu kuşkusuzdur.

        Ülkemizin geleneksel siyasetindeki tıkanma, küresel gelişmeleri de kavrayarak ulusal çıkarlarımızın gereklerine uygun, şeffaf ve dinamik "yeni bir siyaset tarzının" ortaya konulmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu bağlamda, Türkiye'de daha temiz bir toplum oluşturmak, siyaseti içine düştüğü kirlilikten kurtarmak ve mevcut yolsuzlukların önüne geçebilmek için Türkiye Partisi'nin rehberliğine duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır.

Partimizin yaklaşan iktidarında, yolsuzluklarla etkin mücadele için şu önlemler mutlaka alınacaktır:

        Yolsuzlukların tüm boyutlarını (siyasi, hukuki, idari, mali) kapsayan ve bunlarla etkili şekilde mücadelenin temel politikasını belirleyen bir "Yolsuzlukla Mücadele Eylem Planı" hazırlanacaktır.

        Yolsuzlukla mücadele çalışmalarını koordine, sevk ve idare etmek amacıyla "Yolsuzlukla Mücadele Bakanlığı" kurulacaktır.

        Yolsuzluklarla mücadelenin yasal altyapısını oluşturacak ve devlet yönetiminde uyulacak ahlaki usul ve esasları da düzenleyecek bir "Yolsuzlukla Mücadele Temel Kanunu" yürürlüğe konulacaktır.

        Yolsuzlukların önlenmesine ilişkin politikalar üretecek, stratejiler belirleyecek ve standartlar geliştirecek özerk bir "Türkiye Yolsuzlukla Mücadele Kurulu" oluşturulacaktır.

        Yolsuzlukların denetimi açısından Meclis'in siyasi denetim mekanizmaları güçlendirilecek ve diğer komisyonlar yanında bir "Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu" kurulacaktır.

        Devletteki üst düzey siyasi ve idari makamların zenginleşme aracı olarak kullanılması önlenecek; bu görevleri işgal edenlerin gelir, mal ve mülklerinin idaresi kayyuma bırakılacak; milletvekillerini rüşvet ve yolsuzluk olaylarına karşı koruyan dokunulmazlıklar (kürsü dokunulmazlığı hariç) mutlaka kaldırılacaktır.

        İdarenin yanlış eylem ve işlemleri karşısında vatandaşın mağdur olmasını önlemek ve pahalı yargı yollarına başvurmadan önce uygun bir çözümün bulunmasını zorlamak amacıyla kurulması tasarlanan "Kamu Denetçiliği Kurumu" mutlaka faaliyete geçirilecektir.

        Yolsuzluklarla mücadele alanında uzmanlaşmış ve özel yetkilerle donatılmış hukukçuların görev yapacağı "Yolsuzluk Mahkemeleri" kurulacak; yolsuzlukla ilgili suçlarda dava ve ceza zamanaşımı süreleri dikkate alınmayacaktır.

        Yolsuzluk mahkemelerinde yapılacak adil yargılamalar sonucunda, sahipleri tarafından kanuna veya genel ahlaka uygun edinildiği kanıtlanamayan tüm menkul ve taşınmazlar kamuya aktarılacaktır.

        Bankaların hortumlanması örneğinde olduğu gibi, toplumu her yönden etkileyen mali suçlarda; faillerinin ağır hapsi ile başlayacak olan cezalandırma süreci, kamu alacaklarının son kuruşuna kadar tahsilini takiben vatandaşlıktan çıkarmaya kadar gidebilecektir.

        Parlamento'nun bütçe yapma hakkına dayalı denetim işlevi gören ve ona karşı sorumlu olan Sayıştay'ın görev ve yetkilerinin kapsamı yeniden tanımlanacaktır.

        Kamu görevlilerinin ve belirli kamu hizmetlerini yapanların mal bildirimleriyle ilgili esaslar yeniden düzenlenecek; ilgilinin mal varlığındaki nitelik ve nicelik değişiklikleri sistematik olarak incelenecektir. Yalan beyanda bulundukları anlaşılanlar, kamu görevinden veya kamu hizmetinden derhal ve süresiz olarak uzaklaştırılacaklardır.

        Kamudaki tüm denetim birimleri (iç/dış) daha etkili çalıştırılacak; kurumlarındaki yolsuzluk olaylarını açığa çıkaran denetim elemanları maddi ve moral bakımlardan ödüllendirilecektir.

        Kamu alım/satımları şeffaf olacak ve bunlara ilişkin işlem süreci çağdaş iletişim araçları da kullanılmak suretiyle ilgilenen her yurttaşımızın bilgisine açık tutulacaktır.

        Kentsel alanlardaki tüm plânlar kent halkının; imar değişiklikleri ise kent konseylerinin oyuna sunularak yapılacaktır. İmar uygulamaları sonucunda oluşacak yasal rantlar, kentin gelişimi ve kamusal nitelikli ihtiyaçları için harcanacaktır.

        Yolsuzlukları adeta kurumsallaştıran bürokratik kırtasiyeciliğe ve hantallığa son verilecek; idari işlemler olabildiğince basitleştirilerek, her konuda vatandaşın beyanı esas alınacaktır.

        Kamu görevine atamalar kıdem, kariyer ve liyakat kurallarına uygun olarak yapılacak; yolsuzlukla mücadelede aktif oldukları kanıtlanan kamu görevlileri, görevde yükselmelerde öncelikle tercih edilecektir.

        Devletteki üst düzey yöneticilerin aynı makamı uzun süre işgal etmeleri, kamusal ilişkilerde yozlaşmayı ve dürüst çalışmak isteyen astlar üzerindeki kanunsuz baskılarını artırdığından, bu makamlardaki görev süreleri sınırlandırılacaktır.

        Yolsuzlukla mücadeleye halkımızın da aktif katılımını sağlamak için "fahri yolsuzluk müfettişliği" uygulaması başlatılacaktır.

 

Türkiye Partisi Turan Güneş Bulvarı No: 72 / 4 Çankaya, Ankara, T: (312) 440 72 04, bilgi@turkiyepartisi.org.tr İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. © 2010 Türkiye Partisi
Web Tasarım